Sormadan Önce bi araştır

istanbul elbet birgün fetholunacaktır …

30 Haziran 2009 'de yazıldı İstanbul | Yorum yok »

Peygamber efendimizin istanbulun fethiyle ilgili hadisini bilmeyenler vardır elbet.

“Letüftehannel Konstantiniyye, feleniğmel emiru, emiruha, feleniğmel ceyş-i, zelikel ceyş”

İstanbul elbet birgün fetholunacaktır, onu fetheden kumandan ne büyük kumandan, fetheden askeder ne kadar güzel askerdir.

English

1- Surely, Constantinople (Istanbul) will be conquered (by my community); how blessed the commander who will conquer it, and how blessed his army

2- Istanbul will surely be conquered. What a splendid commander is the commander who conquers and what a splendid army is the army which conquers her

3-Verily you shall conquer Constantinople. What a wonderful leader will he be, and what a wonderful army will that army be!

4-Constantinople will definitely be conquered one day. What a nice commandment is the commandment that conquers it, what nice soldiers is the soldiers that conquers it

Fr- Certes, la ville de Constantinople sera conquise. Beni soit le commandant qui le fera et béni l’armée qui y entrera

fr- Certes, la ville de Constantinople sera conquise. Quel bon commandant que celui qui conquerra, et quelle bonne armée que la sienne

fr-Constantinople sera conquise. Quel bon gouverneur sera son conquérant et quelle bonne armée sera celle qui va la conquérir

Esp.

1- Seguramente, Constantinopla (Estambul) será conquistada (por mi comunidad); cuán bendito el comandante que la conquistará, y cuán bendito su ejército.

2- Ciertamente, Constantinopla será conquistada. Bendito es el comandante que la conquistará, y benditas sus tropas.

3- Ciertamente, Constantinopla será conquistada. Qué grande será el comandante que la conquistará, y qué excelente es su ejército.


Ciertamente, Constantinopla será conquistada. Qué grande será el comandante que la conquistará, y qué excelente es su ejército

35 dakikada Beylerbeyi Sarayı

31 Mayıs 2009 'de yazıldı Gazetelerden, İstanbul | Yorum yok »

Beylerbeyi Sarayı’nda küçük bir tura çıkmaya ne dersiniz?

İstanbul Life

Yemyeşil bahçeleri, konumu ve mimarisiyle Boğaz’ın Anadolu yakasındaki en özel yapılarından biri olan Beylerbeyi Sarayı’nda küçük bir tura çıkmaya ne dersiniz?

Selamlık

Biletimizi aldıktan sonra sarayın Boğaz’a bakan bahçesine çıkıyoruz. Denizi sağımızda bırakıp etrafı seyrederek binanın diğer tarafındaki kapısına yürüyoruz. Rehber eşliğinde gerçekleştirilen saray turu Selamlık kapısından başlıyor. Bu noktaya 2 dakikada ulaşıyoruz. Girişte büyük bir mavi kristal avizeyi, hemen altında el dokuması Hereke halısını ve üst kata çıkam merdivenleri görüyoruz. 2 dakika boyunca bu salonu ve duvarları gözlemliyoruz. Solda yaver odası ve denize bakan konuk odası var. Daha fazla »


İASON VE ARGONOTLAR

25 Mayıs 2009 'de yazıldı Mitoloji | Yorum yok »

Phoibos, senin gibi yaparak altın postu elde etmek için Pontus’un ağzı ile kara kayalar arasından Argo’yu geçiren o eski zaman insanlarının muhteşem başarılarını hatırlatacağım.
RODOSLU APPOLONİOS, İÖ 3. YÜZYIL

Konusu genç bir kahramanın bir yolculuğa çıkıp uzak bir yerden dönerek yetişkinliğe geçişi olan İason ile Argonotlar efsanesinin Yunanistan’da eskilere dayanan kökleri vardır. En azından lirik şair Pindaros’un hikâyenin bir versiyonunu İÖ 5. yüzyılda yaratmasına kadar uzanırsa da, en çok bilinen versiyonu İÖ 3. yüzyılda Rodoslu Apolonios’un Argonautika’sıdır.

İASON’UN MİRASI

Efsane, Tesalya’da İolkos kralı Aison’un iktidar yükünden bıkıp devlet dizginlerini, oğlu İason’un erişkinliğine kadar kardeşi Pelias’a bırakmasıyla başlar. Pelias tek sandaletli bir adama karşı uyarılmıştır ve İason yetişkin bir insan olup tahtta hak iddia etmeye geldiğinde birini yolculuk sırasında kaybettiği için saraya tek sandaletle gelir. Daha fazla »


Aya İrini

25 Mayıs 2009 'de yazıldı İstanbul | Yorum yok »

Aya İrini Kilisesi (Yunanca: Tanrısal Barış), İstanbul’da, Topkapı Sarayı’nın dış avlusunda, Ayasofya’nın yakınında ve onunla çağdaş olan Bizans kilisesi ve müze.

En büyük Bizans kilisesidir. Eski kaynaklara göre, burada bulunan Roma döneminden kalma Artemis, Afrodit ve Apollon mabetlerinin kalıntılarından yararlanılarak, 4. yy’ın başlarında I. Constantinus (324-337) zamanında yapıldı. Ayasofya’yla aynı avlu duvarı içinde bulunan Aya İrini, 532′deki Nika Ayaklanması sırasında yanındaki Sempson Zenon’la birlikte yanmıştır. Daha fazla »


Dimitri Kantemiroğlu

18 Mayıs 2009 'de yazıldı Tarih, İstanbul | Yorum yok »

Dimitri Kantemiroğlu ya da Dimitrie Cantemir (26 Ekim 1673 – 1723) Osmanlı Devleti’ne bağlı Boğdan eyaletinin Beyi, Romen asıllı tarihçi ve yazar, İstanbul’da yaşadığı süre boyunca Klasik Türk müziğine büyük katkılarda bulunmuş müzik uzmanı.

Gençlik Yılları

Dimitri Kantemiroğlu 26 Ekim 1673 tarihinde o zamanlar Osmanlı Devleti’ne bağlı Boğdan eyaleti olarak bilinen bugünkü Romanya sınırları içindeki Silişteni kasabasında (Kasabanın ismi sonradan Dimitrie Cantemir olarak değiştirilmiştir) doğdu. Babası Konstantin Kantemir okuma-yazma bilmediği halde Boğdan siyasetinde söz sahibi olmuş bir beydi. Annesi Ana Bantăş ise soylu bir ailenin çok iyi eğitim almış kızıydı. Dimitri ve erkek kardeşi Antioh çok iyi eğitim aldılar. Dimitri gençliğinde Latince, Yunanca ve İslav dillerinin yanısıra din bilgisi ve silah kullanmayı da öğrendi. Genç yaşlarda müziğe ilgi duydu. Çağdaş Romen yazarlarının araştırmalarına göre müzik zevkini, flütle Boğdan havaları çalan babasından almış, Boğdan’dayken müziğin temel kurallarını da öğrenmiştir.

Daha fazla »


FRANSA’NIN YARDIM İÇİN ÖNÜMÜZE DİZ ÇÖKTÜĞÜ GÜNLER

10 Mayıs 2009 'de yazıldı Gazetelerden | Yorum yok »

1541 yılıydı. Kanunî Sultan Süleyman Macaristan seferine çıkmış, Barbaros Hayrettin Paşa da 70 kadırga ile onu denizden desteklemek üzere Akdeniz’e yelken açmıştı. Karada ve denizde Türk kasırgasının estiği o şanlı yıllardı. Adriyatik denizinde ikmal nakliyatının güvenliği sağlanmış, Cezayir’deki Türk denizcilerinin katılması ile de bütün Akdeniz’deki Hıristiyan kıyıları vurularak karşılarına çıkacak düşman bulunamayınca Türk donanması İstanbul’a dönmüştü.

Türk donanmasının Akdeniz’den çekilmesini fırsat bilen İspanyolların, sahillerine devamlı akınlarda bulunan Cezayir’deki Türkleri İmparator Charles Quint’e (Şarlken) şikâyet etmeleri üzerine, karada karşısına çıkamadığı Türkler’den intikam almak üzere Afrika seferini başlattı. Emrindeki Andrea Doria komutasındaki 507 parça gemi ve 12.000 gemici, 20.000 piyade askeri, 5.000 süvari ile kendilerine katılan İtalyan, İspanyol ve Maltalı birlikler ve şövalyeler ile birlikte İspanya’dan Cezayir’e hareket etti. Fakat onları Cezayir’de Barbaros oğlu Hasan Bey (Barbaros’un oğlu ve Turgut Reis’in de damadıdır) karşıladı. Emrinde bulunan 600 Türk ve 2000 Arap atlısıyla birlikte büyük bir cesaret ve kahramanlıkla karşı koydu. 1541 yılının Aralık ayında yaptığı ünlü bir gece baskını ile bu haddini bilmezleri geri çekilmeğe mecbur etmişti. Bu mağlûbiyet Charles Quint’e o kadar ağır geldi ki, Avrupa’da üstünlük kurma sevdasından vaz geçerek, meydanı Türkler’e bırakıp çekildi. Almanya ve İspanya devletleri birbirinden ayrıldı. Charles Quint’in tek erkek kardeşi, I.Ferdinand, Almanya imparatoru; büyük oğlu II. Philipp de İspanya kralı oldu. Daha fazla »


Pavia Savaşı ve Kanuni Sultan Süleyman

9 Mayıs 2009 'de yazıldı Asya | Yorum yok »

25 Şubat 1525 yılındaKuzey italya bölgesinde  gerçekleşen Pavia savaşında Charles de Lannoy – Charles Quint ve Marquis Pescara komutasındaki İspanyol kuvvetleri Fransız ordusunu yenerek Fransa kralı Francis 1′i esir almışlardır. Fransa Kralı Madrid Alcazar da bulunan hapse konulmuştur. Bu savaşta Fransa Jacques de la palice, Dük D’Alençon gibi büyük askeri adamlarını kaybetmiştir.

Bu savaştan sonra Milan düklüğü Hapsbourg’a geri dönmüşlerdir.Fransa aşağılayıcı bir anlaşma olan Madrid anlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır.Bu anlaşmadan sonra serbest kalmıştır. Hapisteyken annesi Savoylu Louise’e bir mektup yazmıştır. Annesi Angouleme Düşesi olarakta bilinir. Daha fazla »


Theodosius dikilitaşının yazıtları – Obelisk of Theodosius

1 Mayıs 2009 'de yazıldı İstanbul | Yorum yok »

Sultan Ahmet meydanı yani hipodromda 4. yüzyılda dikilmiş olan porfir dikilitaşın kaidesinde latince ve yunanca yazıtlar bulunmaktadır.

Latince:

DIFFICILIS QVONDAM DOMINIS PARERE SERENIS
IVSSVS ET EXTINCTIS PALMEM PORTARE TYRANNIS
OMNIA THEODOSIO CEDVNT SOBOLIQVE PERENNI
TER DENIS SIC VICTVS EGO DOMITVSQVE DIEBVS
IVDICE SVB PROCLO SVPERAS ELATVS AD AVRAS

İngilizce tercümesi:

Daha fazla »


Farklı dillerde istanbul

1 Mayıs 2009 'de yazıldı İstanbul | Yorum yok »
  • Rumca: Konstantinúpolis (Κωνσταντινούπολη), Istinpolin, Megali Polis, Kalipolis, Vizantion
  • Latince: Bizantium, Constantinopolis, Antoninya, Alma Roma, Nova Roma
  • Gürcüce: Estanbuli, Eskombuli
  • Slavca: Çargrad, Konstantingrad
  • İbranice: איסטנבול (İs-tan-bul), Ortaçağ’da קושטא (Kuş-ta / Kos-ta)
  • Norsca: Miklagard
  • Ermenice: Vizant, Stimbol, Esdambol, Eskomboli, Stambol (Ստամբուլ)
  • Arapça: Bizantiya, el-Mahsura, Kustantina el-uzma
  • Selçuklular zamanında: Konstantiniyye, Mahrusa-i Konstantiniyye, Stambul Daha fazla »

Osmanlı imparatorluğu Arması

1 Mayıs 2009 'de yazıldı Gazetelerden | Yorum yok »

Osmanlı Arması’nın esrarı çözüldü
Osmanlı Devleti’nin sembolü haline gelen ‘Osmanlı arması’ fikri bakın kimden çıkmış? Ve işte armanın üzerindeki sembollerin anlamı…

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Yard. Doç. Dr. Selman Can, Osmanlı Devleti’nin sembolü haline gelen ‘Osmanlı arması’ fikrinin İngiltere Kraliçesi Victoria’dan çıktığını söyledi.

Osmanlı’da arma geleneğinin bulunmadığını belirten Can, Kraliçe Victoria’nın 19. yüzyılda arma tasarımı yaptırarak, Sultan Abdülmecid’e hediye ettiğini söylüyor. Osmanlı arşivlerinde araştırmalar yapan Dr. Can; tepesinde güneş, hükümdarın tuğrası, Osmanlı sancağı, adaleti temsil eden terazi, Kur’an-ı Kerim gibi birçok sembollerle Osmanlı’yı anlatan armanın İngilizler tarafından yapıldığını savunuyor. Daha fazla »


İstanbul’daki Sinagoglar

30 Nisan 2009 'de yazıldı İstanbul | Yorum yok »

Neve Şalom Sinagogu

Galata’da Büyük Hendek Caddesi üzerindeki Sinagogun adı “Barış Vahası” anlamına gelmektedir. 25 Mart 1951 tarihinde açılışı yapılan bu sinagog, halen İstanbul’un en modern ve görkemli sinagogu olup, düğün, bar, mitzva (ergenlik töreni) ve cenaze gibi bir çok dini törene veya Hahambaşılık İs’ad törenlerine sahne olmuştur.

Yanbolu Sinagogu

Makedonya’nın Yanbolu Kasabası’ndan göç edenlerin kurup, adını verdikleri Balat’taki sinagog, yörenin halen hizmette olan ikinci tarihi Musevi yapıtıdır. Sinagogun toprak boyalı tavan tezyinatındaki tabloların Yanbolu Kasabası’nı resmettiği ifade edilir.

Daha fazla »